14 Aralık 2010 Salı

Meme kanseri kadınlarda en sık görülen meme patolojisidir. Kadınlarda kansere bağlı ölüm nedenleri arasında akciğer kanserinden sonra ikinci sıradadır. Mamografik tarama ile sağlanan erken tanı mortaliteyi %20-70 oranında azaltmaktadır. Bu nedenle mamografi meme kanserinin tanısında "altın standart" olarak kabul edilir. Tarama amaçlı mamografinin 40-49 yaşlar arasında 1-2 yılda bir, daha sonra yılda bir uygulanması önerilir. Bu nedenle mamografinin meme kanserinin erken tanısındaki yeri konusunda bilinçli olunması ve meme patolojilerine yönelik algoritm içerisinde diğer inceleme yöntemlerinin tamamlayıcı nitelikte olduğunun bilinmesi önemlidir. Meme kanseri kadınlarda memeyi etkileyen en önemli patolojidir. ABD'de 54 yaş altındaki kadınlarda kansere bağlı ölümlerin en sık nedeni meme kanseridir. Ülkemizde yapılan istatistiklerde kadınlarda kansere bağlı ölüm nedenleri arasında akciğer kanserinden sonra ikinci sırayı meme kanseri almaktadır. ABD'de her sekiz kadından birinin yaşamı sırasında meme kanserine yakalanacağı, her otuz kadından birinin meme kanseri nedeniyle öleceği tahmin edilmektedir. Yine ABD'de 40 yaşından büyük kadınlarda yılda bir kez yapılan mamografi her yıl meme kanserine bağlı 7500 ölümü önleyebileceği bildirilmiştir. Meme kanseriyle ilgili tanımlanan risk faktörleri etiyolojiyi aydınlatmakta yetersizdir ve korunma henüz olanaklı değildir. Bunun yanında meme kanserinde hastanın on yıl yaşama şansı metastaz yapmamış küçük tümörlerde daha yüksek orandadır. Bu nedenle meme kanserinde erken tanı çok önemlidir. Mamografik tarama ile sağlanan erken tanının mortaliteyi %20-70 oranında azalttığı bildirilmiştir. Bütün bu nedenlerden ötürü tüm hekimlerin mamografinin meme kanserinin erken tanısındaki yeri konusunda bilinçlendirilmesi büyük önem taşımaktadır. Meme hastalıklarının araştırılmasına yönelik yaklaşım içerisinde mamografi en etkin radyolojik yöntemdir. Diğer tanı yöntemleri, gerektiğinde mamografiyi tamamlayıcı olarak kullanılmalıdır. Mamografi kullanımı tanı ve tarama amacına yöneliktir. Otuz yaşından büyük, belirtileri olan kadınlarda meme muayenesinden sonra tanı amaçlı bilateral mamografi yapılmalıdır. Palpasyonda malign kitle bulguları olan ve bu nedenle biyopsi planlanan hastalarda da palpe edilen bölgenin kitleden ayrı bir kistik patoloji bulunma olasılığı nedeniyle mamografik inceleme önerilir. Tarama amaçlı mamografi ise meme kanserine ilişkin yakınması ya da bulgusu olmayan kadınlarda uygulanan, klinik olarak gizli kalmış meme kanserinin tam ya da yüksek bir iyileşme olasılığının olduğu bir dönemde tedavi edilebilme şansının araştırılmasını amaçlayan ve erken tanıda yararı gösterilmiş tek görüntüleme yöntemidir. Ancak meme muayenesi olmadan yapılan mamografik değerlendirmede duyarlılığın %10-15 oranında azaldığı hesaplanmıştır. Tarama amaçlı mamografik incelemeye başlama yaşı konusunda farklı görüşler olmakla birlikte genel olarak 40 yaşında başlanması, 40-49 yaş arasında 1-2 yılda bir, daha sonra yılda bir uygulanması önerilmektedir. 1. Mamografi Tekniği Mamografik taramanın benimsenmesi konusunda inceleme sırasında meme dokusunun yüksek doz radyasyona maruz kaldığı inancı önemli bir sorun oluşturmaktadır. Ancak henüz mamografi nedeniyle kanser olan kadın bulunmamaktadır. Mamografi tekniğinin gelişmesine paralel olarak meme dokusunun inceleme sırasında maruz kaldığı doz azalmaktadır. Mamografinin klasik röntgenden en önemli farkı düşük dozda daha yüksek görüntü kalitesi elde etmesidir. Teknik olarak kaliteli bir mamografide memenin tümü ya da olabildiğince fazla meme alanı yüksek kontrast ve optimum görüntü ayrıntısı ile görüntülenmelidir. İnceleme sırasında en önemli nokta memenin yeterince sıkışırılmasıdır. Bu, kimi zaman hastalarda rahatsızlık yaratabilir, ancak yeterli sıkıştırma ile memenin alacağı radyasyon dozu azalır. Aynı zamanda meme dokusunun üst üste gelen kısımlarının ayrılmasıyla var olan bir kitle gözden kaçırılmamış olur ve yalancı kitle görünümleri kaybolur. Rutin mamografi incelemesi için meme sıkıştırılarak mediolateral oblik (MLO) ve kraniokaudal (KK) grafiler alınır. Uygun alınan bir MLO grafide pektoral kas yaklaşık meme başı düzeyine kadar üçgen şeklinde görüntülenmelidir. Bu grafi iki temel pozisyondan en çok meme dokusu içeren ve en önemli olanıdır. Ayrıca memede en sık karşılaşılan kanser yerleşim yeri olan üst dış kadran ve aksiller kuyruk diğer pozisyonlara göre daha iyi görüntülenir. KK grafide subareolar bölge, santral ve medial meme dokusu daha iyi görüntülenir. Her iki grafide ince, lineer çizgiler keskin olmalı, küçük radyoopasiteler ve mikrokalsifikasyonlar görülebilmelidir. Hastaya uygun pozisyon verilmesi önemlidir ve meme başının opasitesi tam profilden görüntülenmemişse meme dokusuyla çakışarak yalancı kitle görüntüsü verebilir. Standart grafilerin alınmasından sonra tek bir projeksiyonda alınan dansitelerin gerçek olup olmadığının anlaşılması amacıyla ek projeksiyonlarda grafiler alınabilir. Teknik olarak yeterli olduğuna karar verildikten sonra mamografide lezyon olup olmadığı araştırılmalıdır. Genellikle bilateral meme dokusunun dağılımı simetriktir. Bu nedenle asimetrik görünümün algılanabilmesi için iki tarafın yan yana asılarak her iki memenin simetrik olarak değerlendirilmesi gerekir. Grafilerin -eğer varsa- daha önce alınan grafilerle karşılaştırılması, olası benign ya da malign patolojilerin stabilitesinin değerlendirilmesi bakımından önemlidir. 2. Mamografi ve Normal Meme Memede yer alan üç temel dokudan yağ dokusu radyolüsen, bağ dokusu doğrusal bantlar şeklinde radyodens, glandüler doku ise orta derecede opasiteler şeklinde izlenir. Genellikle parankim dokusunun fizyolojik dağılımına bağlı olarak üst dış kadranlarda opasite artışı izlenir. Meme derisi düzgün olup ortalama 1.5 mm'yi geçmeyen ince bir bant olarak izlenir. Deri opasitesinin hemen altında ise deri altı yağ dokusuna ilişkin düzgün radyolüsen görünüm vardır. Meme dokusu miktar, bileşim ve dağılım açısından bireyden bireye ve aynı bireyin yaşamı boyunca dönemler arasında farklılıklar gösterebilir. Bu durum "normal" olarak değerlendirilebilecek meme dokusunun farklılıklar göstermesine neden olmuştur. Memede temel dokuların birbirlerine oranları meme paternini ve meme dansitesindeki artış ya da azalmayı belirler. Genç kadınlarda hemen hemen tüm memeyi kaplayan glandüler doku nedeniyle adeta homojen bir opasite sözkonusudur. Böyle dens memelerde değerlendirme yapmak daha zordur. Kırk yaşına doğru memenin iç yarısından başlayan ve daha sonra hızlanma gösteren involüsyonda glandüler dokunun yerini yağ dokusu almaktadır. Bu nedenle menopozda ve postmenopozal dönemde memede hipodens ağırlıklı bir görünüm ortaya çıkar. İnvolüsyon memede değerlendirme yapmayı kolaylaştırır ve tam olarak involüsyona uğramış yağlı bir memede mamografinin duyarlılığı %100'e yaklaşır. Mamografilerin değerlendirilmesinde yağ dokusu ve fibroglandüler dokunın oranlarına dayalı olarak meme parankim paternleri tanımlanmıştır. Son kabul gören sınıflandırmaya göre Patern 1'de hemen hemen tüm doku görünümdedir. Yağ dokusu içerisinde dağınık yerleşimli fibroglandüler dansitelerin oluşturduğu görünüm Patern 2'yi oluşturur. Patern 3'de ise fibroglandüler dansitelerin oranı %25'in üzerindedir. Başlıca yüksek yüzdede fibröz bağ dokusundan oluşan ileri derecede dens memeler ise Patern 4 olarak tanımlanmıştır. Dens memelerin yüksek kanser riski taşıdığını bildiren çalışmalar bulunmaktadır. Ayrıca dens memelerde küçük kanser odaklarının ayırt edilme güçlüğünden söz edilmektedir. Normal memede zaman içerisinde dansite artışı görülmesi seyrektir. En çarpıcı patern değişiklikleri kilo değişiklikleri nedeniyle oluşur. Dansite artışı ikinci neden hormon replasman tedavisidir. 3. Meme Patolojilerinde Karşılaşılan Mamografik Bulgular: a. Kitle, b. Yapısal distorsiyon, c. Asimetrik dansite, d. Kalsifikasyon, e. Deri, meme başı ve trabekülasyonda izlenen değişiklikler, f. Aksiller lenf nodu patolojileri. Kitle lezyonları meme kanserlerinin en sık görülme şeklidir. Kitle komşu meme parankiminden bir sınırla ayrılan ve iki farklı projeksiyonda yer kaplayan lezyon olarak tanımlanmıştır. Lezyon tek bir projeksiyonda izleniyorsa dansite olarak tanımlanmalıdır. Kitlenin morfolojisi tanısal yaklaşımda önem taşır. Kitlenin malignite kuşkusunun değerlendirilmesinde şekil, kenar yapısı ve dansite özellikleri birinci derecede önemlidir. Kitleler şekil bakımından yuvarlak, oval, lobüler, irregüler olarak sınıflandırılabilir. Lobülasyon kenar yapısındaki ondülasyonlarla belirtilir. Mikrolobüle ya da irregüler şekilli kitlelerin malignite olasılığı fazladır. Kitlenin çevre dokuyla arasındaki kenar keskinse iyi sınırlı olarak tanımlanır. Kitle kenarından çevreye ışınsal tarzda uzanımlar izleniyorsa spiküler tanımı kullanılır. Kitlenin çevre dokuyla üst üste gelmesi durumunda örtülmüş kenar yapısı ortaya çıkar. Kapsül ve iyi sınırlı kitleleri çevreleyen 1 mm kalınlığındaki radyolüsen alan olarak belirtilen halo işareti genellikle benign lezyonlarda saptanır. Kitlenin x-ışını geçirgenliği dansite olarak belirtilir. Radyolüsen lezyonlar hemen hiçbir zaman malign değildir ve ileri değerlendirme gerektirmeksizin benign kabul edilir. Düşük dansitede radyoopak lezyonlar fibroadenom ve kisttir. Yüksek dansitede radyopak lezyonlarda malignite olasılığı akla getirilmelidir. Daha önce alınan mamografilerde saptanan ve izleme alınan iyi sınırlı nodüler lezyonlarda morfoloji ve boyut değişikliği gözlenirse malignite riski yüksek olduğundan ileri inceleme gereklidir. Lezyon sayısı ayırıcı tanı yönünden iyi bir kriter olmamakla birlikte benzer morfolojik özellikler sahip lezyonların çok sayıda ve bilateral olması malignite riskini azaltır. Mamografide en sık saptanan iyi sınırlı kitle lezyonları kist ve fibroadenomdur. Kistler genellikle kırklı yaşlardan sonra görülür. Menopozla birlikte gerileme gösterebilir. Mamografik olarak oval ya da yuvarlak, iyi sınırlı lezyonlardır Sıklıkla bilateral ve multipl olup boyutları değişkendir. Kistlerde yumurta kabuğu biçiminde çevresel kalsifikasyonlar izlenebilir. Kistlerin ayırıcı tanısında Ultrasound’un rolü büyüktür. Fibroadenom memede en sık karşılaşılan solid, benign tümördür. Genellikle otuz yaşından önce ortaya çıkar ve yuvarlak, oval ya da lobüle kenar yapısı gösterir. Hormonal etkenler bağlı olarak morfolojik değişim izlenebilir; menopoz sonrasında dejeneresyona bağlı olarak "patlamış mısır" tarzında kaba kalsifikasyonlar saptanabilir








USG-RENKLİ DOPPLER USG -MAMOGRAFİ-OSTEODANSİTOMETRİ-PANORAMİK VE SEFALOMETRİK RÖNTGEN-DÖRT BOYUTLU RENKLİ USG-CD-DVD KAYDI

http://www.radistanbul.com/
http://www.goruntulememerkezi.com/

 
ÜMRANİYE VE ÇEKMEKÖYDE DİJİTAL PANORAMİK DENTAL GÖRÜNTÜLEME HİZMETLERİNE EK;
ÜMRANİYE'DE AŞAĞIDAKİ TÜM TETKİKLER SON TEKNOLOJİ CİHAZLARLA YAPILMAKTADIR.
ULTRASONOGRAFİ TETKİKLERİ
RENKLİ DOPPLER USG = RDUS
ÜST ABDOMEN USG ULTRASONOGRAFİ
KAROTİS VERTEBRAL ARTERLER RENKLİ DOPPLER USG
ALT ABDOMEN USG ULTRASONOGRAFİ
HER İKİ ALT EKSTREMİTE VENÖZ RENKLİ DOPPLER USG
TÜM ABDOMEN USG ULTRASONOGRAFİ
HER İKİ ALT EKSTREMİTE ARTER RENKLİ DOPPLER USG
JİNEKOLOJİK ULTRASONOGRAFİ
SAĞ ALT EKSTREMİTE VENÖZ RENKLİ DOPPLER USG
FOLİKÜLOMETRİ USG
SOL ALT EKSTREMİTE VENÖZ RENKLİ DOPPLER USG
TİROİD USG
SAĞ ALT EKSTREMİTE ARTERYEL RENKLİ DOPPLER USG
HEPATOBİLİYER SİSTEMLER USG
SAĞ ALT EKSTREMİTE VENÖZ RENKLİ DOPPLER USG
TRANSREKTAL USG
SOL ALT EKSTREMİTE ARTERYEL RENKLİ DOPPLER USG
TRANSVAGİNAL USG
SOL ALT EKSTREMİTE VENÖZ RENKLİ DOPPLER USG
ORBİTA US
HER İKİ ÜST EKSTREMİTE VENÖZ RENKLİ DOPPLER USG
PENİL USG
HER İKİ ÜST EKSTREMİTE ARTERYEL RENKLİ DOPPLER USG
KALÇA USG
SAĞ ÜST EKSTREMİTE VENÖZ RENKLİ DOPPLER USG
PELVİK USG
SAĞ ÜST EKSTREMİTE ARTERYEL RENKLİ DOPPLER USG
YUMUŞAK DOKU USG
SOL ÜST EKSTREMİTE VENÖZ RENKLİ DOPPLER USG
BOYUN USG BOYUN BEZELERİ LENF NODLARI BOYUN KİTLESİ USG
SOL ÜST EKSTREMİTE ARTERYEL RENKLİ DOPPLER USG
PAROTİS GLAND USG
BİLATERAL ALT EKSTREMİTE AV SİSTEM RENKLİ DOPPLER USG
SUBMANDİBULER GLAND USG
BİLATERAL ÜST EKSTREMİTE ARTERYOVENÖZ (A-V) RENKLİ DOPPLER USG
MEME USG BİLATERAL
PROSTAT RDUS
MEME USG SAĞ
MEME RDUS
MEME USG SOL
JİNEKOLOJİK RDUS
ÜRİNER SİSTEM USG
TRANSVAGİNAL RDUS
SKROTAL USG
TRANSREKTAL RDUS
4D OBSTETRİK
RENAL ARTER RDUS
3D OBSTETRİK
RENAL VEN RDUS
OBSTETRİK USG RUTİN
MESENTER ARTER RDU
TORAKS USG
PORTAL SİSTEM RDUS
YÜZEYEL USG
OBSTETRİK RDUS
SUPRAPUBİK USG
4D OBSTETRİK USG
SAFRA YOLLARI USG
3D OBSTETRİK USG
AYRINTILI RENAL USG
SKROTAL RDUS
DİJİTAL PANORAMİK RÖNTGEN
PENİL RDUSG RENKLİ DOPPLER
DİJİTAL SEFALOMETRİK RÖNTGEN
II. DÜZEY OBSTETRİK
AYRINTILI DETAYLI OBSTETRİK USG
MAMMOGRAFİ MAMOGRAFİ
KİTLE LEZYONU RENKLİ DOPPLER RDUS
KEMİK ERİME TESTİ BMD OSTEODANSİTOMETRİ
ORBİTA RDUS RENKLİ DOPPLER

 

0-216-5218836

 
RADİSTANBUL GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ
ÜMRANİYE-ÇEKMEKÖY-PENDİK
0-216-521 88 36
0-216-642 34 32
    http://www.radistanbul.com/
TÜM BANKA VE KREDİ KARTLARI GEÇERLİDİR.
OTOPARKIMIZ MEVCUTTUR.

 

 

 

 

 

 
INTERNET web adreslerinde güncel bilgiler barındıran RADİSTANBUL GÖRÜNTÜLEME MERKEZİMİZ , merkezi ÜMRANİYE'de bulunan üç şubemizde halkımıza erişilebilir, sürekli, uygun fiyatlı ve üstün kaliteli görüntüleme hizmetini sunmaktadır. Deneyimli uzman doktorlarca kurulmuş bir şirket bünyesinde ÜMRANİYE, http://www.radistanbul.com/ÇEKMEKÖY ve çok yakında ÜST KAYNARCA PENDİKTE MARMARA ÜNİVERSİTESİ EAH karşısında hizmet vereceğiz. Radistanbul Görüntüleme Merkezi Ümraniye son durakta 4 yıldır hizmet vermektedir. Bünyemizde ultrason, doppler, mamografi, kemik yoğunluğu ölçümü, full dijital MORİTA ve INSTRIMENTARIUM 2010 panoramik ve sefalometrik diş röntgeni cihazları bulunmaktadır.
TÜM GÖRÜNTÜLER CD –DVD KAYDI, MAİL VE BASKI İLE HEKİM VE HASTALARIMIZA VERİLMEKTEDİR.
DÖRT BOYUTLU RENKLİ OBSTETRİK DİJİTAL CİHAZLARIMIZLA BEBEĞİNİZİN CANLI DVD ÇEKİMLERİ HASTALARIMIZA VERİLMEKTEDİR.
Tüm İSTANBUL'a başta Anadolu yakası semt ve ilçeleri olmak üzere hizmet sunumu amaçlamaktayız.
RADİSTANBUL GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ AİLE HEKİMLİĞİ SİSTEMİNİ DESTEKLEMEKTE VE İNDİRİMLİ HİZMETLERİ UYGUN FİYATLARLA HALKIMIZIN VE AİLE HEKİMLERİMİZİN KULLANIMINA BAŞLATMIŞTIR.
BÜNYEMİZDE SON TEKNOLOJİ ULTRASONOGRAFİ, RENKLİ DOPPLER USG, MAMMOGRAFİ, KEMİK MİNERAL DANSİTOMETRİ VE FULL DİJİTAL PANORAMİK VE SEFALOMETRİK PANORAMİK RÖNTGEN CİHAZLARI İLE HİZMET VERMEKTEDİR.
RADİSTANBUL ÜMRANİYE ÇEKMEKÖY PENDİK GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ
0-2165218836 ÜMRANİYE TEL
0-216-6423432 ÇEKMEKÖY TEL
BİLGİ: 0-530-5472565
Radistanbul Görüntüleme Merkezi Ümraniye son durakta 4 yıldır hizmet vermektedir. Bünyemizde ultrason, doppler, mamografi, kemik yoğunluğu ölçümü, TAM DİJİTAL MORİTA VE INSTRUMENTARIUM panoramik ve sefalometrik diş röntgeni cihazları bulunmaktadır.
MERKEZİMİZDE YAPILAN TETKİKLER

 
    
ULTRASONOGRAFİ
TETKİK İŞARET
RENKLİ DOPPLER RDUS
TETKİK İŞARET
ÜST ABDOMEN USG
KAROTİS VERTEBRAL ARTERLER
ALT ABDOMEN USG
HER İKİ ALT EKSTREMİTE VENÖZ
TÜM ABDOMEN USG
HER İKİ ALT EKSTREMİTE ARTER
JİNEKOLOJİK USG
SAĞ ALT EKSTREMİTE VENÖZ
FOLİKÜLOMETRİ USG
SOL ALT EKSTREMİTE VENÖZ
TİROİD USG
SAĞ ALT EKSTREMİTE ARTER
HEPATOBİLİER USG
SAĞ ALT EKSTREMİTE VENÖZ
TRANSREKTAL USG
SOL ALT EKSTREMİTE ARTER
TRANSVAGİNAL USG
SOL ALT EKSTREMİTE VENÖZ
ORBİTA US
HER İKİ ÜST EKSTREMİTE VENÖZ
PENİL USG
HER İKİ ÜST EKSTREMİTE ARTER
KALÇA USG
SAĞ ÜST EKSTREMİTE VENÖZ
PELVİK USG
SAĞ ÜST EKSTREMİTE ARTER
YUMUŞAK DOKU USG
SOL ÜST EKSTREMİTE VEN
BOYUN USG
SOL ÜST EKSTREMİTE ARTER
PAROTİS USG
BİLATERAL ALT EKSTREMİTE AV
SUBMANDİBULER USG
BİLATERAL ÜST EKSTREMİTA AV
MEME USG BİLATERAL
PROSTAT RDUS
MEME USG SAĞ
MEME RDUS
MEME USG SOL
JİNEKOLOJİK RDUS
ÜRİNER SİSTEM USG
TRANSVAGİNAL RDUS
SKROTAL USG
TRANSREKTAL RDUS
4D OBSTETRİK
RENAL ARTER RDUS
3D OBSTETRİK
RENAL VEN RDUS
OBSTETRİK USG RUTİN
MESENTER ARTER RDU
TORAKS USG
PORTAL SİSTEM RDUS
YÜZEYEL USG
OBSTETRİK RDUS
SUPRAPUBİK USG
4D OBSTETRİK USG
SAFRA YOLLARI USG
3D OBSTETRİK USG
AYRINTILI RENAL USG
SKROTAL RDUS
DİJİTAL PANORAMİK RÖNTGEN
PENİL RDUSG
DİJİTAL SEFALOMETRİK RÖNTGEN
II. DÜZEY OBSTETRİK
MAMMOGRAFİ MAMOGRAFİ
KİTLE LEZYONU RDUS
KEMİK ERİME TESTİ BMD
ORBİTA RDUS

 

0-216-5218836

 
RADİSTANBUL GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ
ÜMRANİYE-ÇEKMEKÖY-PENDİK
0-216-521 88 36
0-216-642 34 32
    http://www.radistanbul.com/
TÜM BANKA VE KREDİ KARTLARI GEÇERLİDİR.
OTOPARKIMIZ MEVCUTTUR.

 

 

 




 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorum Gönder